Çalışma Saatleri: 09:00 - 17:00
İletişim: 0850 433 93 93
Takip Et:
Doktorumla Büyüyorum / Çocuk Sağlığı  / Komşu Teyzelere Savaş Açtım
Komşu Teyzelere Savaş Açtım

Komşu Teyzelere Savaş Açtım

Bugün ben de bir hata yaptım.  Yine evhamlı annelerimizde biri yanında gayet sağlıklı gürbüz bir çocukla içeri girdi. Yememesinden yakındı. Komşunun çocuğu da yemezmiş onda kanser çıkmış. İnternete girmiş lenfomadan, lösemiden şüphelenmiş. Sabırla dinlemekteyken içeriye bir şey sormak için giren hasta nedeniyle dikkatim dağıldı. Soruyu cevaplayıp yeniden odamdaki hastama döndüğümde annenin gözyaşları içinde olduğunu gördüm. Niye ağlıyorsun diye sorduğumda “Bu hiç yemiyor hocam, hiç yemiyor, çok üzüyor beni…” diye ağlamasının şiddetini arttırarak devam etti. O an bana ne oldu bilmiyorum. Dikkatim dağıldığından mı, illa bir cevap vermem gerektiğini hissettiğimden mi bilmem. Birden çocuğa dönüp “Bak, nasıl üzüyorsun anneni, gördün mü?” deyiverdim. Ve der demez anlatılmaz bir pişmanlık yaşadım. Her şey komşu teyzelere savaş açmamla başladı.

Şaşkın şaşkın bana bakan çocuğun ne suçu vardı?

Ortada hiçbir neden yokken sağlıklı çocuğunun kanser olma ihtimaliyle annesinin yaşadığı hezeyanlar onun suçu değildi ki! Kanser olur diyen komşu teyze, bilgi çöplüğüne dönüşmüş internet, anneliği yanlış ve abartılı pompalayan medya… Sosyo-kültürel olarak ne seviyede olursa olsun bu üçü öylesine etkiliyor ki anneleri! Ucu ister istemez çocuklara dokunuyor. Annelerinin mutsuzluğundan kendilerini sorumlu tutan, kendilerini suçlayan çocuklar… Bununla birlikte çorap söküğü gibi gelen psikolojik problemler… “annemle babam kavga ediyor çünkü ben onları üzüyorum”, “annem ağlıyor çünkü ben kötü bir çocuğum” gibi pek çok düşünceden köken alan özgüven eksiklikleri, saldırganlık, içe kapanma, asosyallik gibi sorunlar asıl onları buluyor ve üzüyor.

Ah, ben nasıl buna ortak oldum bugün onu bilemiyorum.  Asıl üzücü kısım ben bu sözlerimden bunca pişmanlık yaşarken annenin yüzünde gördüğüm, haklılığının onanmasından kaynaklanan bir anlık gurur ve sevinçti.

Belki de o da kendini suçluyordu ve bu suçu paylaşacağı birini arıyordu. Kendini suçlu hissediyordu çünkü ona öyle hissettiriliyordu. Gün içinde o kadar çok duyuyorum ki “Doktor hanım, herkes bana senin çocuğun çok ufak kalmış besleyememişsin diyor, moralim bozuluyor!” veya “ Doktor Hanım ben internetten baktım çocuğum 25-50 persentil arasındaymış, ben mi besleyemiyorum bu çocuğu?”

Anneler suçsuz, sadece kafaları karışık. Hele çocuklar, durumdan bihaber ne olduğunu, niye annelerini üzdüklerini anlamaya çalışıyorlar.  Onlara bunu yüklemeye hakkımız yok. Bunun için de önce DOĞRU bilgiye nasıl ulaşacağımızı öğrenmeliyiz. Komşu teyze sevkiyle gelen annelere her zaman dediğim şey; n’olur her duyduğunuz bilgiyi dikkate almayın. Bilgiyi süzün, hangi bilgiyi nerden aldığınıza, kaynağına bakın, kafanıza takılanları konunun ilgili uzmanı ile görüşüp ona göre karar alın. Çok bilen “Komşu Teyze” ler her yerde, bazen gerçekten güne gelen komşu teyze, bazen nine-dede, bazen iş arkadaşı- patron, bazen 3 çocuklu tecrübe küpü tanış, bazen bir televizyon programı…

Bilmiyorum demek bizim ülkemizde sanırım çok zor. Her gün her yerde evde, komşuda, markette, otobüste, tiyatroda, cafede her zaman çok bilenler etrafınızda. Ben bilmediğim yerde bilmiyorum demekten vazgeçmeyecek ve bunu bir eksiklik değil bir üstünlük olarak görmeye devam edeceğim. Siz de her şeyi bilen “komşu teyzelere” her zaman güvenmeyin derim…

Dr. Hande NAMAL TÜRKYILMAZ

Henüz Yorum Yapılmadı

Yorum Yap

Open chat